Stresle ilgili yeni içgörüler endişeli zihni sakinleştirmeye nasıl yardımcı olabilir?

Posted Posted in Coping, Social Support, Stress

Bart Verkuil, Department of Clinical Psychology, Leiden University, The Netherlands and PEP Group, Noordwijk, The Netherlands.

“Ya enfeksiyon kaparsam ve hastanelik olursam?” “Ya birkaç ay içinde işsiz kalıp faturalarımı ödeyemezsem?” “Karantinanın çocuklarımın sağlığı üzerinde nasıl bir etkisi olacak?”

Koronavirüs tehdidi hayatımızda büyük bir etki yarattı. Hangi önlemlerin alınması gerektiğini belirlemek ve hangi risklerle karşı karşıya olduğumuzu tahmin etmek için bilim insanları virüsün yayılması hakkında fikir sahibi olmak adına istatistiksel modeller kullanır. Bu pandemi üzerinde biraz kontrol sahibi olmaya mutlaka yardımcı olur. İlginçtir ki biz insanlar sürekli bu bilim insanları gibi davranıyoruz, ancak zihnimiz daha otomatik bir şekilde devamlı enfekte olma, işimizi kaybetme veya eleştirilme riski altında olup olmadığımızı tahmin eden ‘tahmin makineleri’ olarak düşünülebilir. Fakat insanların bu riskleri nasıl tahmin ettiği konusunda büyük farklılıklar vardır ve bazı insanlar için bu tahminler yoğun endişelere dönüşmektedir.

(more…)

Eğer tıp bir takım oyunuysa, hastalar da oyunun içinde yer almalı: Hasta katılımına psikolojik bir bakış

Posted Posted in Patient engagement

By G. Graffigna, Università Cattolica del Sacro Cuore, Italy

Sağlık çalışanları tüm tedavi süreci boyunca iş birliği içinde olmalı ve sağlık sisteminin etkili bir biçimde çalışabilmesi için birlikte çalışmalıdır. Bir başka deyişle tıpta başarı için ekip çalışması gereklidir. Bu prensipte anlaştıysak, hasta da -bir spor metaforuyla anlatmak gerekirse- takımın bir oyuncusu olarak düşünülmedir.

Hasta katılımı görüşü bunu benimser ve bu, sağlık hizmetlerinin etkinliğini ve sürdürülebilirliğini artırmak için önemli bir bileşendir.

(more…)

Hastalara kilo vermeleri ve tip 2 diyabetlerini daha iyi yönetmeleri için nasıl destek olunur?

Posted Posted in Communication, Incentives, Motivational interviewing, Social Support

Leah Avery – Teesside University, UK.

Tip 2 diyabete daha önce insülin tedavisine ihtiyaç duyulması kaçınılmaz olan ilerleyici bir durum gözüyle bakılmıştır, ancak yaşam tarzı davranış değişikliği araştırmaları bu karamsar prognoza meydan okuyor. Tip 2 diyabet yaygınlığı artmaya devam ederken beslenmenin önemli rolünü destekleyen ve durumu başarılı bir şekilde yönetmek için yediklerimizi değiştirmemize yönelik kanıtlar da artmaktadır.

Diyet yaklaşımları kabaca ikiye ayrılabilir. Yavaş ve istikrarlı kilo kaybı yoluyla metabolizmayı ve glisemik kontrolü optimize etmek için yediğimiz şeylere (örneğin karbonhidratlar) odaklananlar ve hızlı kilo kaybı için ciddi miktarda enerji kısıtlaması içeren düşük kalorili, yenen miktara odaklanan diyetler.

(more…)

Uygulamacılara sağlıklı iletişim becerilerini öğretme

Posted Posted in Communication, Goal setting

Yazar: Wendy Lawrence, University of Southampton

Bugünlerde toplumda rastlanan tüm ölüm ve hastalıkların ana nedenlerini, hayat tarzı seçimlerimiz etkilemektedir. Bu yüzden, sağlık davranışlarını geliştirmek adına büyüyen bir ilgi mevcuttur. Özellikle sağlık, sosyal, ve toplum sağlığı sektöründe çalışan ön safhadaki uygulamacılar, davranış değişikliğini destekleyecek anahtar kaynaklardırlar. Rutin randevuların var olması her hafta davranış değişikliği ile alakalı iletişim başlatma olanağı sunmasına rağmen birçok uygulamacı davranış değişikliğini destekleyecek yeterli bilgi ve becerilerden yoksun olduğunu hissetmektedir. Bu hissiyat, sigara, kilo kaybı veya alkol alımı gibi hassas konularda danışanlarımız veya hastalarımızla iletişime geçme konusunda, uygulamacılar olarak bizlerin kendimize olan güvenimizi düşürebilmektedir. (more…)

Yemek yada yememek, işte asıl soru bu: Sağlık psikolojisi uygulamacıları bireylere yiyecek güvenliği sağlama konusunda ne şekilde yardımcı olabilirler?

Posted Posted in Automaticity, Habit, Self-efficacy

By Barbara Mullan, Curtin University, Australia

Problemin boyutu

Dünya çapında her yıl on insandan biri (yaklaşık 600 milyon insan) bozuk yiyecek tüketiminden dolayı hasta olmakta, 420,000 kadar insan ise sırf bu yüzden hayatını kaybetmektedir. Bu vakaların meydana geldiği yerler, coğrafi açıdan büyük  farklılıklar göstermektedirler; Afrika, Güneydoğu Asya, ve Doğu Akdeniz bölgeleri, besin kaynaklı hastalıkların yükünü en çok taşıyan ülkeler arasında yer alır (besin kaynaklı hastalıklar hakkında daha fazla bilgiyi buradan bulabilirsiniz). Coğrafi farklılıkların yanında besin kaynaklı hastalıklardan sorumlu olan bileşenler arasında da büyük farklılıklar görülmektedir (örn. virüsler, bakteriler, ve parazitler).

(more…)

Hamile kadınların sigarayı bırakmalarına yardımcı olmak: Birleşik Krallık’taki en iyi uygulamaların paylaşımı

Posted Posted in Financial Incentives, Smoking cessation

Felix Naughton, East Anglia Üniversitesi, Birleşik Krallık

Sigara içen kadınların 25-50%’si hamile olduklarını öğrendikten sonra sigarayı bırakıyor. Peki diğerleri hamilelikleri boyunca neden sigara içmeye devam ediyor?

Hamilelikte sigara içmenin zararlı olduğunu bilmiyorlar mı? Genellikle biliyorlar. Birleşik Krallık’taki araştırmalardan biri, sigarayı bırakmaya hem motive olmuş hem de bırakma konusunda isteksiz olan hamile kadınların % 99’unun ‘hamilelik sırasında sigara içmek bebeğime ciddi zarar verebilir’ ifadesine bir dereceye kadar katıldıklarını ve yaklaşık % 75’inin bu ifadeye çok fazla veya aşırı derecede katıldığını göstermiştir. Fakat sadece % 10’undan azı 12 hafta sonra sigara kullanmamıştır. Hamilelikte sigara içmeye yönelik güçlü ‘zarar inancına’ sahip kişiler arasında bırakma girişimi ihtimali daha yüksek olsa da, bu inancın sigarayı bırakma şansını artırdığı görülmemiştir.

(more…)

Temel bakımda kısa ve öz alkol tavsiyesi iletilmesini geliştirme: Muayene masasının her iki tarafından görüşler

Posted Posted in Assessment, Brief behavioural intervention, Goal setting, Habit, Planning

By Amy O’Donnell, Newcastle University, UK

Son dönemlerde Avrupa’nın bazı bölgelerinde özellikle genç bireyler arasında, alkol tüketimi oranlarında düşüş saptanmıştır. Buna rağmen aşırı alkol tüketimi sağlıksız yaşam ve erken ölüm konularında başlıca risk faktörü olmaya devam etmektedir. Yoğun alkol kullanımına sahip olanlara, özellikle temel sağlık alanında çalışan klinisyenler olarak (örn., pratisyen hekimler veya hemşireler) kısa ve öz tavsiyeler sunmak, bireylerin tükettiği alkol miktarında düşüş sağlayabilir.  Kısa ve öz alkol tavsiyesi, kanıta dayalı, kısa ve yapılandırılmış iletişim içerip, zarar riskini azaltmak adına hastayı alkol tüketimi davranışında değişimi düşünmeye motive edip desteklemektedir. Henüz bu tarz bir iletişimin ana noktalarını belirleyememiş olsak da, hastanın alkol tüketimine kişiselleştirilmiş geri bildirim sağlamak ve hastayı alkol alma davranışını takip etmesi adına teşvik etmek, oluşturulacak müdahalenin verimli parçaları olarak görünmektedir.  

(more…)

Evde kalırken sağlıklı olmak

Posted Posted in Acceptance and Commitment Therapy, Coping, Habit, Mental Health, Planning, Routines, Self-monitoring, SMART Goals

By Dr Federica Picariello and Professor Rona Moss-Morris, King’s College London, the UK.  

COVID-19 pandemisi ardından, günlük yaşam dünya çapında dramatik bir şekilde değişti ve belirsizlik geleceğimizi ele geçirdi. COVID-19 yayılımını yavaşlatmak adına ihtiyaç duyulan ani ve acil yaygın davranış değişikliklerinin ötesinde (örn., izolasyon, sosyal mesafe, karantina), erken müdahele ve uzun süreli hasarları azaltmak adına zihinsel ve fiziksel sağlıkta dikkate alınmalıdır. 

(more…)

Sağlık davranışlarını uzun süre nasıl sürdürebiliriz?

Posted Posted in Habit, Motivation, Self-monitoring, Self-regulation

By Dominika Kwasnicka, SWPS University, Poland and University of Melbourne, Australia

Sağlık promosyonu programlarının esas amacı uzun süreli değişimi teşvik etmektir. Bu teşvik sürecinde sağlık profesyonelleri rol oynayıp sağlık sonuçlarını geliştirmek ve davranış değişikliğini sürdürmek adına hastalara yardımcı olabilirler. Davranış değişikliğini başlatmanın zor olduğunu ve bu değişikliği uzun vadede sürdürebilmenin daha da zor olabileceğini biliyoruz. Sağlık psikolojisinde yer alan en büyük sorulardan biri, sürdürülebilirliğin neden bu kadar zor olduğudur. 

(more…)

Devekuşu olmaktan vazgeçin! İnsanlara ilerlemelerini takip etmeleri için yardım etmenin yararları

Posted Posted in Self-monitoring

By Thomas L. Webb, Department of Psychology, The University of Sheffield, the UK

Şeker miktarını azaltarak 10 kg kaybetmeye dair olan hedefiniz nasıl gidiyor? Muhtemelen, cevabı ya bilmiyorsunuzdur yada bilmek dahi istemiyorsunuzdur. Bu gibi durumlarda, insanlar devekuşları gibi toprağa kafalarını gömme davranışı sergileme eğilimindedirler. Hedeflerindeki ilerlemeleri takip etmelerini sağlayacak bilgilerden bilinçli bir şekilde kaçınırlar veya bu bilgileri bile bile reddederler. Bu ‘’devekuşu problemine’’ yönelik yapılan bir araştırma, insanların ilerlemelerine dair olan takibi genellikle yapmadıklarını (örn., tartıda tartılmak, satın alacakları yiyeceklerin paketlerini okumak), bunun nedenininse bu takibi yapmanın kendilerini kötü hissettirebileceği olduğunu öne sürüyor (örn., hayal ettiklerinden daha kilolu olduklarını ve buna rağmen çok fazla şeker tüketmeye devam ettiklerinin farkına varıyorlar). Ancak, kuram ve kanıtlar ilerleme sürecini takip etmenin, insanlara mevcut durumları ile arzu ettikleri durum arasındaki farkı tanımlayıp harekete geçmeleri konusunda yardımcı olduğunu göstermektedir. Bundan yapabileceğimiz çıkarım, takipten kaçınmanın, ihtiyacımız olan eylemleri ve bu eylemleri en uygun şekilde nasıl yapabileceğimizi tanımlamayı oldukça zorlaştırdığıdır. Dolayısıyla devekuşu problemi, insanlara ilerlemelerini takip etmelerinde yardımcı olmak ve bu süreçten insanların olabildiğince fayda sağlamasını desteklemek adına sağlık profesyonellerine(ve diğerlerine) olanaklar/imkanlar sunar. Tahmin edeceğiniz üzere, insanları ilerlemelerini takip etme konusunda teşvik etmenin onlara birçok alanda hedeflerine ulaşma konusunda yardımcı olduğuna dair güçlü kanıtlar elde ettik. 

(more…)